737 İletişim Teriminin İngilizce Karşılıkları

Değerli okuyucular,

Bu yazıda özellikle iletişimle ilgilenen kişiler için faydalı olacağına inandığım iletişim bilimi ile ilgili 737 kavramın ingilizce karşılıklarını paylaşmak istiyorum.

Bu kelimeleri iletişim alanında çalışanların mutlaka başucu kitabı yapması gerektiğini düşündüğüm Erol Mutlu’nun “İletişim Sözlüğü” adlı kitabından aldım.

İletişim alanında okuma yapanların mutlaka kitabı okumalarını tavsiye ederim.

Erol Mutlu’nun derlemiş olduğu kelimelerin ingilizce karşıklıklarını sizinle paylaşarak iletişim alanında akademik çalışma yapanların gerek araştırma gerekse makale yazım süreçlerinde bu sözlükten istifade edeceklerini düşünüyorum.

Faydalı olması dileğiyle, iyi okumalar…

TÜRKÇE İNGİLİZCE
Abartılı Sinyal Overkill Signals
Açık Etme Leakage
Açık ve Kapalı Metinler Open and Closed Texts
Aile İletişimi Family Communication
Akustik Uzam Acoustic Space
Aldatım Deception
Aldatım İşaretleri Deception Cues
Algı Perception
Algı dayanağı Frame of Reference
Alımlama Reception
Alımlama Kuramı Reception Theory
Altdil Sublanguage
Alternatif İletişim Araçları Alternative Media
Altkültür Subculture
Anayol İletişim Çalışmaları Mainstream Communication Studies
Anayola Sokma Mainstreaming
Anımsamaya Değer Mesajlar Memorable Messages
Anlam Meaning
Anlam Kuramı Semantic Theory
Anlam Üretimi Semiosis
Anlambilim Semantics
Anlamın Eklemlenmesi Modeli Articulation Model of Meaning
Anlamlandırma Signification
Anlamlandırma Sarmalı Signification Spiral
Anlatı Narrative
Anlatı Kuramı Narrative Theory
Anlatılama Narration
Anlatım İşlevi Expressive Function
Anlatımsal Konuşma Expressi Talk
Araç Medium
Araçsal Konuşma Instrumental Talk
Araştırmacı Gazetecilik Investigative Journalism
Artzamanlılık Diachrony
Aşı Kuramı Inoculation Theory
Aşılanma Yatkınlığı Suggestibility
Aşırı Enformasyon Yükü Information Overload
Aşk Love
Aşkın Özne Transcendental Subject
Authorizm Auteurism
Ayıklama Etkisi Winnowing Effect
Aykırılık Etkisi Contrast Effect
Ayla Etkisi Halo Effect
Aylak Sınıf Leisure Class
Ayna Benlik Looking Glass Self
Ayrıdillilik Heteroglossia
Ayrımsal Anlam Yöntemi Semantic Differential
Bağımlılık Kuramı Dependency Theory
Bağıntılandırma İşlevi Correlation
Bağıntısal Mesajlar Relational Messages
Bakışım Kuramı Symmetry Theory
Bakışımlı İletişim Symmetrcial Communication
Bakışımlı İlişki Symmetrcial Relationship
Basmakalıp Yargı Stereotype
Bastırma Repression
Baton Sinyalleri Baton Signals
Bayağılık Eşiği Banality Threshold
Beden Dili Body Language
Bedensel Duruş Bodily Posture
Beğeni Taste
Beğeni Kültürü Taste Culture
Beklenti Değer Yaklaşımı Expectancy-value Approach
Belirsizliğin Azalması Kuramı Uncertainty Reduction Theory
Belirsizlik Entropy
Belirtisel Gösterge Index
Belirtke Emblem
Bellek Memory
Ben İdeali Ego Ideal
Ben Mesajı I-Message
Benlik Self
Benlik Şemaları Self- Scheme
Benzeşen Analogue
Benzeşenli İletişim Analogic Communication
Benzeşenli Sistem Analogic System
Betimleç Illustrator
Beyin Tokuşturma Brainstorming
Beyin Yıkama Brainwashing
Bilgi Uçurumu Hipotezi Knowledge-Gap Hypothesis
Bilinç Consciousness
Bilinç Endütrisi Consciousness Industry
Bilinçaltı Subconsciousness
Bilinçdışı Unconscious
Bilinçdışı algılama Subliminal Perception
Bilinçdışı Reklam Subliminal Advertising
Bilinçdışı Yansıtma UnconsciousnessProjection
Biliş Cognition
Bilişsel Alan Cognitive
Bilişsel Araç Kullanımı Cognitive Media Use
Bilişsel Karmaşa Cognitive Complexity
Bilişsel Kuram Cognitive Theory
Bilişsel Süreçler Cognitive Processes
Bilişsel Tepiler Yaklaşımı Cognitive Responses
Bilişsel Uyumsuzluk Cognitive Dissonance
Bilişsel Uyumsuzluk Kuramı Cognitive Dissonance Theory
Bilişsel Yapı Cognitive Construct
Biriktirim Etkisi Cumulation
Biril Fotoğraf Unary Photograph
Boş Kap Empty Vessel
Boş Zaman Etkinliği Leisure
Boşalım Catharsis
Bulaşma Contagion
Bürünsel Sinyaller Prosodic Signals
Büyütme Sarmalı Amplification Spiral
Ciddi Haber Hard News
Cinsel Ayrımcılık Sexism
Cinsel Rol Sex Role
Coşkusal Anlam Affective Meaning
CNN Etkisi Kuramı CNN Effect Theory
Çatışma Conflict
Çerçeve Çözümlemesi Frame Analysis
Çerçeveleme Framing
Çete Gang
Çiftdillilik Diglossia
Çoğaltan Etkisi Mutiplier Effect
Çoğulcu Aldırmazlık Pluralistic Ignorance
Çoğulculuk Pluralism
Çok Aksanlılık Multi-accentually
Çok Aşamalı İletişim Akışı Multi-step Flow of Communication
Çok Kanallı İletişim Multi-channeled Nature of Communication)
Çokanlamlı Metin Polysemic Text
Çokanlamlılık Polysemy
Çokdeğerlik Polivalance
Çözümleyici Eleştiri Analytic Criticism
Dairesel İletişim Modeli Circular Communication Model
Damla ve Sağanak Hipotezi Drip versus Drench Hypothesis
Davranışçılık Behavorism
Dedikodu Gossip
Değer Sistemi Value System
Değer Yargısı Value Judgement
Deiksis Deixis
Demirleme Anchorage
Deneyim Alanı Field of Experience
Denge Kuramı Balance Theory
Dengeleşim Homeostatis
Derin Yapı Deep Structure
Destekleyicilik Supportiveness
Devimsel Anlam Birimi Kineme
Devimsel İletişim Kinesics
Devinduyumsal Etmenler Kinesthetic Factors
Devletin İdeolojik Aygıtları Ideological State Apparaths
Diegesis Diegesis
Dik Kafalı İzlerkitle Obstinate Audience
Dikey Metinlerarasılık Vertical Intertextuality
Dikizcilik Voyeurism
Dikkat Attention
Dikkat Tembelliği Attentional Inertia
Dil Language
Dil Oyunları Language Games
Dil ve Söz Language/Parole
Dilbilim Linguistics
Dilsel Belirlenimcilik Lingusitic Determinism
Dilsel Görelilik Linguistic Relativity
Dinleme Listening
Dinlenirlik Listenability
Dizi Paradigm
Dizim Syntagm
Doğrusal İletişim Modelleri Linear Models of Communication
Dokunma Duyusuyla İletişim Tactile Communication
Dokunma Kodu Touch Code
Dolayımlama Mediation
Dolaysız Etkiler Sayıltısı Direct Effect Assumption
Dolaysız Söylev Allocution
Doruk Nokta Düzenlemesi Climax Order
Dönme Conversion
Dönüşürlük Reflexiveness
Duyarlılaştırma Sensitization
Duyarsızlaştırma Desensitization
Duygu Sezgisi Empathy
Duygu Sezisel Dinleme Empathic Listening
Duygu Yapısı Structure of Feeling
Duygudaşlık Sympathy
Duygusal Alan Affective Domain
Duyumsamazlık Apathy
Düğme Duyumsamazlığı Button Apathy
Düzanlam Denotation
Düzdeğişmece Metonymy
Düzenleç Regulator
Edilgin Dinleme Passive Listening
Edim Act
Edimbilim Pragmatics
Eğretileme Metaphor
Eklemlenme Articulation
Eksik Bilgi Redundancy
Elbirliği Cooperation
Elbirliği İlkesi Cooperative Principle
Elde Bir Taken of Granted
Elde Edilebilir İzlerkitle Available Audience
Elektronik İnsan Electronic Man
Elektronik Posta Electronic Mail
Elektronik Yayımcılık Electronic Publishing
Eleştirel İletişim Çalışmaları Critical Communication Studies
Eleştirel Teori Critical Theory
Eleştirel Söylem Çözümlemesi Critical Discourse Analysis
Eleştiri Criticism
Enformasyon Arayanlar Information Seeker
Enformasyon Bütünleme Kuramı Information Integration Theory
Enformasyon Desteği Information Subsidy
Enformasyon İşleme Kuramı Information Processing Theory
Enformasyon Kaygısı Information Anxiety
Enformasyon Kuramı Information Theory
Enofrmasyon Otobanı Information Superhighway
Enformasyon Toplumu Information Society
Engellenme Frustration
Erk Power
Erk Seçkinleri Power Elite
Erksiz Seçkinler Powerless Elite
Eşanlı Davranış Behavioral Synchrony
Eşgüdümlü Anlam Yönetimi Coordinated Management of Meaning
Eşikbekçiliği Gatekeeping
Eşikbekçisi Gatekeeper
Eşsel Homology
Eşseverlik Homophily
Eşzamanlılık Synchrony
Etiket Kuramı Labelling Theory
Etkiler Hiyerarşisi Modeli Hierarchy of Effects Model
Etkiler Yaklaşımı Effects Approach
Etkileşim Interaction
Etkileşim Sarmalı Spiral of Interaction
Etkili Kamuoyu Effective Public Opinion
Etkin Dinleme Active Listening
Etnografya Etnography
Etnometodoloji Ethnomethodology
Eylem Dili Action Language
F Ölçeği F-Scale
Feminizm Feminism
Fenomenoloji Phenomenology
Fıkra Anectode
Gazetecilik Journalism
Gecikmeli Doyum Delayed Reward
Gelecek Şoku Future Shock
Gelecekbilim Futurology
Gelişkin Kod Elaborated Code
Genel Anlambilim General Semantics
Genişletme Etkisi Enlargement Effect
Geribesleme Feedback
Geritepme Etkisi Boomerang Effect
Giyim Kuşam Sinyalleri Clothing Signals
Gizli Kamera Candid Camera
Göndergesel İşlev Referential Function
Gönderici Sender
Görecilik Relativism
Görenek Custom
Görsel Kod Visual Code
Görümsü Kamuoyu Phamtom Public
Görüntüsel Gösterge Icon
Gösteren Signifier
Gösterge Sign
Gösterge Değeri Sign Value
Gösterge Toplumu Semiotic Society
Göstergebilim Semiotics; Semiology
Gösterilen Signified
Gösterişçi Tüketim Conspicuous Consumption
Göz Teması Eye Contact
Gözde Olan Etkisi Bandwagon Effect
Gözetim İşlevi Surveillance
Grup-İçi İletişim Gorup Communication
Gruplarda Toplumsal Özdeşlik Modeli Social Identification Model
Güçlü İletişim Araçları Yaklaşımı All-Powerfull Media
Güdü Motive
Güdülenme Motivation
Güdülenme Kuramı Motivation Theory
Güldeste Anthology
Gündem Kuramı Agenda Theory
Gürültü Noise
Güvenç Confidence
Güvenilirlik Oluşturma Credibility Formation
Haber Değeri News Value
Haber Kaynakları News Sources
Haklılaştırma Hipotezi Justification Hypothesis
Halk Kültürü Folk Culture
Halkla İlişkiler Public Relations
Harekete Geçirici Enformasyon Mobilizing Information
Hayran Kümeleri Fan Groups
Haz İlkesi Pleasure Principle
Hedef Destination
Hedefleme Targeting
Hegemonya Hegemony
Heyelan Etkisi Landsliding Effect
Hiper Gerçeklik Hyper-reality
Hiper Metin Hyper-text
Hiper Uzam Hyper Space
İçepatlama Implosion
İçerik Çözümlemesi Content Analysis
İçini Açma Self-Disclosure
İçselleştirme Internalization
İdeal Söz Durumu Ideal Speech Sitation
İdeoloji Ideology
İdeolojik Çağırma Interpellation
İdeolojik Kapanma Closure
İki Aşamalı İletişim Akışı Two-Step Flow Communication
İki Yanlı Mesaj Two Sided Message
İkili Karşıtlık Binary Opposition
İkinci Kez Düşünme Second Guessing
İki Taraflı Etki Reciprocal Effect
İleribesleme Feedforward
İletişim Communication
İletişim Ağı Communication Network
İletişim Araçlarının Siyasete Müdahalesi Media Intrusion Theory
İletişim Bağlamı Context of Communication
İletişim Belirteçleri Indicators
İletişim Biçemi Communication Style
İletişim Bilimi Communication Science
İletişim Kampanyası Communication Campaign
İletişim Kaygısı Communication Anxiety
İletişim Kuralları Communication Rules
İletişim Kuramları Communication Theories
İletişim Planlaması Communication Planning
İletişim Uçurumu Communication Gap
İletişim Ürkekliği Communication Apprhension
İletişim Yeterliği Communication Competence
İletişim Biçemi Communicator Style
İletişim Dikkat Modeli Attention Model
İletişimin Birikimsel Doğası Cumulative Nature of Communication
İletişimin Etkileri Effects of Communication
İletişimin Oyun Kuramı Play Theory of Communication
İletişimin Törelleştirici Etkisi Ethicizing Effect
İletişimsel Bütünleşme Communication Integration
İletişimsel Eylem Communicative Action
İletişimsel Kimlik Kuramı Communication Theory of Identity
İletişimsel Uyum Yeteneği Communication Adaptability
İlişki Amaçlı İletişim Pathic Communication
İlkörnek Prototype
İlkyazı Archiwriting
İmge Image
İmgelemsel Alan Imaginary Realm
İnandırma-İkna Etme Persuasion
İnanılırlık Credibility
İnsansız İletişim Extrapersonal Communication
İsimsizleşme Ex-nomination
İşlevsel İletişim Yeterliği Functional Communication Competence
İşlevsel Yerdeğiştirme Functional Displacement
İşlevselcilik Functionalism
İz Bırakma After Image
İzlenim Yaratma Impression Management
İzlerkitle- İzlerküme Audience
İzlerkitle Akışı Audience Flow
İzlerkitle Bileşimi Audience Composition
İzlerkitle Çözümlemesi Audience Analysis
İzlerkitlenin Etnografyası Etnography fo Audiences
İzlerkitlenin Kesitlenmesi Audience Segmentation
İzleyici Profili Audience Profile
Jacobson’un İletişim Paradigması Jacobson’un İletişim Paradigm
Jargon Jargon
Jest Gesture
Kaçışçılık Escapism
Kamu Gazeteciliği Public Journalism
Kamu Hizmeti Yayıncılığı Public Service Broadcasting
Kamuoyu Public Opinion
Kamuoyu Yoklaması Opinion Poll
Kamusal Alan Public Sphere
Kamusal İletişim Kampanyası Public Communication Campaign
Kamusal Söylev Public Speaking
Kanal Channel
Kanal Sığası Channel Capacity
Kanı Opinion
Kanı Önderi Opinion Leader
Kaos Kuramı Chaos Theory
Kapalı Anlatısal Metinler Closed Narrative Texts
Kara Listeye Almak Blacklisting
Karizma Charisma
Karşı Kültür Counter Culture
Karşı Propaganda Counter-Propaganda
Karşı-Tutumsal Savunu Counter Attitudinal Advocacy
Karşıt Baskılar Cross Pressures
Kavramsal Örnekçe Paradigm
Kaynak Source
Kendini Gerçekleştiren Önbili Self-Fulfilling Prophecy
Keskinleştirme Sharpening
Kısıtlı Kod Restricted Code
Kimlik Identity
Kişilerarası İletişim Interpersonal Communication
Kişileştirme Personification
Kişinin İç İletişimi Intrapersonal Communication
Kişiselleştirme Personalization
Kitle Mass
Kitle İletişim Toplumbilimi Sociology of Mass Communication
Kitle İletişimi Mass Communication
Kitle Sanatı – Kitle Kültürü Mass Art-Mass Culture
Kitle Toplumu Mass Society
Kitle Toplumu Kuramı Mass Society Theory
Kod Code
Kodaçıcı Decoder
Kodaçımı Decoding
Kodaçımında Sapma Abberant Decoding
Kodlama Coding; Encoding
Kodlama-Kodaçımlama Modeli Encoding- Decoding
Kokteyl Parti Sorunu Cocktail Party Problem
Kodlayıcı Encoder
Koku Alma Olfaction
Koku İletişimi Olfactory Communication
Kolaj Etkisi Collage Effect
Konumlanmış Etkinlik Situated Activity
Korkuluk Sinyalleri Barrier Signals
Korunma Mekanizması Defense Mechanism
Koşullama Conditioning
Koşullu Tepke Conditioned Response
Koşullu Uyaran Conditioned Stimulus
Koşulsuz Tepke Undontitioned Response
Koşulsuz Uyaran Undconditioned Stimulus
Kova Kuramı Bucket Theory of Meaning
Körleştirme Blindering
Kriz İletişimi Crisis Communication
Kronotop Chronotope
Kullanılmar ve Doyumlar Yaklaşımı Uses and Gratifications
Kullanımlar ve Etkiler Modeli Uses and Effects Model
Kuralsızlık Anomie
Kurulan Anlam Constructed Meaning
Kuşaklararası Uçurum Generation Gap
Kuttören(Sel) Rite/Ritual
Kuyruklu Yalan Tekniği Big Lie Technique
Kültür Culture
Kültür Aktarımı Cultural Transmission
Kültür Endüstrisi Culture Industry
Kültür Şoku Culture Shock
Kültüre Girme Enculturation
Kültürel Alıklar Cultural Dopes
Kültürel Aygıt Cultural Apparatus
Kültürel Çalışmalar Cultural Studies
Kültürel Forum Cultural Forum
Kültürel Gecikme Cultural Lag
Kültürel Göstergeler Yaklaşımı Cultural Indicators Approach
Kültürel NormlarKuramı Cultural Norms Theory
Kültürel Sermaye Cultural Capital
Kültürel Yeniden Üretim Cultural Reproduction
Kültürel Yeterlik Cultural Competence
Kültürel Yoksunluk Cultural Deprivation
Kültürlenme Acculturation
Kültürlerarası İletişim Intercultural Communication
Kültürn Metalaşması Commodification of Culture
Küresel Köy Global Village
Küreselleşme Globalization
Leke Stigma
Logosmerkezcilik Logocentrism
Mahremiyet Privacy
Matematiksel İletişim Kuramı Mathematical Theory of Communication
Medya Okuryazarlığı Media Literacy
Merkezcil ve Merkezkaç Etkiler Centripal and Cenrrifugal Effects
Mesaj Message
Mesaj Bozulumu Message Distortion
Meşruiyet Legitimation
Meşruiyet Bunalımı Legitimation Crisis
Metelik Basını Penny Press
Metin Text
Metin Çözümlemesi Textual Analysis
Metinlerarasılık Intextuality
Metinsel Sistem Textual System
Model Model
Modernleşme Modernization
Modernlik Modernity
Nabız Yoklama Oyu Straw Votes
Nedensizlik Arbitrariness
Nesne Object
Nesnellik Objectivity
Niteliksizleyici İletişim Disqualifying Communication
Normatif İletişim Araçları Kuramları Normative Media Theories
Normlar Norms
Nüfuz Uçurumu Influence Gap
Okuma  Reading
Okumanın Etnografyası Etnography of Reading
Okunurluk Readability
Okur Reader
Okur-Tepki Eleştirisi Reader-Response Criticism
Okurcul Metinler Readerly Texts
Olgusallık Factualness
Oligopol Oligopoly
Olumlu Çağrışım Positive Association
Olumlu Geribesleme Positive Feedback
Olumlu Pekiştirme Positive Reinforcement
Olumsallık Kuralları Kuramı Contingency Rules Theory
Olumsuz Geribesleme Negative Feedback
Olumsuz Tutum Değişikliği Negative Attitude Change
Olumsuzlama Negation
Olumsuzluk Etkisi Negatively Effect
Ortak Bilinçdışı Kuramı Collective Unconscious Theory
Ortak Temsiller Collective Representations
Ortak Vicdan Collective Conscience
Ortakduyu Commonsense
Otomatik İzleme Automatic Exposure
Oydaşım Consensus
Ödünleme Kuramı Compensation Theory
Öğrenme Learning
Önderlik Leadership
Önemli Başkası Significant Other
Önyargı Prejudice
Örgüt İletişimi Organizational Communication
Örnek Okuyucu Model Reader
Örnek Olay Araştırması Case Study
Örnekli İkna Modelling Persuasion
Ötedilbilim Translinguistics
Özdeşleşme Identification
Öz-düşünüm Self-Reflexiveness
Öz-gerçekleşim Self-Actualization
Öz-kavrayışı Self-Concept
Öz-saygı Self-Esteem
Öz-saygıyı Hedefleyen Reklamlar Self Esteem Advertising
Özlem Longing
Özne Subject
Öznelerarasılık Intersubjectivity
Öznellik Subjectivity
Özümleme Assimilation
Pazar Araştırması Market Research
Pekiştirme Hipotezi Reinforcement Hypothesis
Perde Arkası İletişim Backstage Communication
Popüler Kültür Popular Culture
Postmodernizm Postmodernism
Pozitivizm Positivism
Prestij Reklamı Prestige Advertising
Prim Verme Priming
Propaganda Propaganda
Psikanaliz (Ruhçözümleme) Psychoanalysis
Psikografik Yaklaşım Psychographic Approach
Psikolojik Süzgeçleme Psychological Filtering
Punctum Punctum
Razı Etme Stratejileri Compliance Gaining Strategies
Reddetme Refusal
Referans Grubu Reference Group
Reklam Advertising
Retorik Rhetoric
Rol Role
Rol Çatışması Role Conflict
Rol Örneği Role Model
Sağaltıcı İletişim Therapatic Communication
Sağlık İletişimi Health Communication
Sanal Gerçeklik Virtual Reality
Sanatsal İşlev Poetic Function
Sanayi Sonrası Toplum Post-Industrial Society
Sansür Cencorship
Sansürcü Censor
Sapir-Whorf Hipotezi Sapir-Whord Hypothesis
Sapkın Davranış Deviance
Sarı Gazetecilik Yellow Journalism
Sarmal İletişim Modeli Spiral Model of Communication;
Helical Model of Communication
Savunmacılık Defensiveness
Sayısallaştırma Digitalization
Seçici Algılama Selective Preception
Seçici Alıkoyma Selective Retention
Seçici Dikkat Selective Attention
Seçici İlgisizlik Selective Inattention
Seçici İzleme Selective Exposure
Seçici Kaçınma Selective Avoidance
Seçicilik Kesiri Fraction of Selectivity
Seçkin Gazeteler Prestige Newspaper
Semiosis Semiosis
Sesbirim Phonem
Sesmerkezcilik Phonocentrism
Seyirci Etkisi Bystander Effect
Sıcak İletişim Araçları Hot Media
Sıcaklık Kodu Thermal Code
Sığlaştırma Levelling
Sınırlı Etkiler Modeli Limited Effects
Sibernetik Cybernetics
Siberuzam Cyberscape
Sihirli Mermi Kuramı Magic Bullet Theory
Simge Symbol
Simgecilik Symbolism
Simgesel Etkileşimcilik Symbolic Interactionism
Simulakrum Simulacrum
Sinyal Signal
Siyasal İletişim Political Communication
Siyasal Kültür Political Culture
Siyasal Reklam Political Advertising
Siyasal Toplumsallaşma Political Socialization
Slogan (Savsöz) Slogan
Soğuk İletişim Araçları Cold Medium
Sonsuz Anlam Üretimi Infinite Semiosis
Sorgucu Metinler Interrogative Texts
Soybilim Genealogy
Soyut Nesnelcilik Abstarct Objectivism
Soyut-Somut Davranış Abstract-Concrete Behaviour
Söylem Discourse
Söylem Çözümlemesi Discourse Analysis
Söylem Kuramı Discourse Theory
Söylem Rejimleri Discursive Regimes
Söylemler Hiyerarşisi Hierarchy of Discourses
Söylemsel Biçimlenimler Discursive Formations
Söylen Myth
Söylenti Rumour
Söyleşme Dialogue
Söyleşim Conversation
Söyleşim Çözümlemesi Conversation Analysis
Söyleşmeli Dialogic
Söyleşmeli İletişim Dialogic Communication
Söz Edimi Speech Act
Söz Almayı Reddetme Turn-Denying
Söz Edimi Kuramı Speech Act Theory
Söz Sırası İstemi Turn-Requesting
Söz Sırasını Alma Turn-Taking
Söz Sırasını Verme Turn-Yielding
Sözde İletişim Pseudo-communication
Sözel İletişim Verbal Communication
Sözel Olmayan İletişim Nonverbal Communication
Sözü Sürdürme Turn-Maintaning
Statü Kazandırma Status Conferral
Statü Simgesi Status Symbol
Stratejik Etkileşim Strategic Interaction
Studium Studium
Sunulan Anlam Presented Meaning
Suskunluk Sarmalı Spiral of Silence
Süpermetin Supertext
Sürü Gazeteciliği Pack Journalism
Süzgeçleme Filtering
Şema Schema
Şema Kuramı Schema Theory
Şeyleştirme Reification
Şırınga Modeli Hypodermic Needle Model of Communication
Taklit Imitiation
Takyapçılık Bricolage
Tamamlayıcı İlişki Complementary Relationship
Taraf Tutma Bias
Taraflı Gazetecilik Advocacy Journalism
Taşma Etkisi Spill-Over Effect
Tek Aşamalı İletişim Akışı One-step Flow of Communication
Tek Yanlı Mesaj One-sided Message
Tekli Konuşma Monologue
Teknolojik Belirlenimcilik Technological Determinism
Teknolojik Süzgeçleme Technological Filtering
Temel Tutum Anchor Attitude
Temerküz Concentration
Temsil Representation
Tepki Yenilenmesi Abreaction
Toplu Davranış Collective Behaviour
Toplumsal Algı Süreci Social Perception
Toplumsal Biliş Social Cognition
Toplumsal Cinsiyet Gender
Toplumsal Değiştokuş Kuramı Social Exchange Theory
Toplumsal Göstergebilim Kuramı Social Semiotics Theory
Toplumsal İletişim Kuramı Social Communication Theory
Toplumsal Oluntu Social Episode
Toplumsal Öğrenme Kuramı Social Learning Theory
Toplumsal Pazarlama Social Marketing
Toplumsal Pazarlama Kuramı Social Marketing Theory
Toplumsal Senaryo Script
Toplumsal Temsil Social Representation
Toplumsallaşma Socialization
Toplumsalsı İlişki Para-social Interaction
Toplumsalsı Özdeşleşme Para-social Identification
Töre Mores
Törel Türkü Moral Panic
Törelleştirme Etkisi Ethicizing Effect
Tutum Attitude
Tutum Değişikliği Attitude Change
Tutum Ölçeği Attitude Scale
Tutum Testi Attitude Test
Tutumların İşlevleri Attitude Functions
Tüketim Davranışı Consumption Behaviour
Tüketim Kültürü Consumer Culture
Tüketimsel İletişim Davranışı Consummatory Media Behaviour
Tümelci ve Tikelci Anlamlar Universalistic and Particularistic Meanings
Tümleyicilik Complementarity
Tür Genre
Tür Eleştirisi Genre Criticism
Ucuz Dergiler Pulp Magazine
Ussallaştırma Rationalization
U-T Kuramı S-R Theory
Uyaran Stimulus
Uyaran-Tepki Modeli Stimulus-Response Models of Communication
Uyarlayıcılar Adaptors
Uygar Aldırmazlık Civil Inattention
Uygulamalı İletişim Applied Communication
Uykuya Yatma Etkisi Sleeper Effect
Uyumlanma Adaptation
Uyumluluk Kuramı Congruity Theory
Uyuşturma Etkisi Narcotizing Effect
Uzaklaştırma Distanciation
Uzamsal Devinimler Spatial Movements
Uzamsal İletişim Proxemics
Üçüncü Dalga Third Wave
Üçüncü Kişi Etkisi Third-Person Effect
Üstanlatılar Metanarratives
Üstbelirlenim Overdetermination
Üstdil Metalanguage
Üstdil İşlevi Metalingual Function
Üstiletişim Metacommunication
Üstsinyal Metasignal
Üst Televizyon Meta-television
Veri Data
Veri Bankası Data Bank
Veri Tabanı Data Base
Yabancılaştırma Etkisi Alienation Effect
Yadseverlik Heterpohily
Yakın İlişki Affiliation
Yakınlık Proximity
Yakınsal Seçicilik Convergent Selectivity
Yakınsama Modeli Convergence Model
Yananlam Connotation
Yananlamsal Anlamlandırma Düzeyi Connotative Level of Signification
Yan-dil Para-language
Yanılsamacılık Karşıtlığı Anti-illusionism
Yansıtma Projection
Yapay Kültür Synthetic Culture
Yapay Olaylar Pseudo Events
Yapıbozum Deconstruction
Yapıbozumcu Okuma Decontrsuctive Reading
Yapımcıl Metin Producerly Text
Yapısal İşlevselcilik Structural Functionalism
Yapısalcılık Structuralism
Yapısalcılık Sonrası Post-structuralism
Yaşam Biçemi Life style
Yaşam Dünyası Life World
Yatay İletişim Lateral Communication
Yatay Metinlerarasılık Horizontal Intertextuality
Yazar Author
Yazarsıl Metinler Writerly Texts
Yazınsallık Literariness
Yeğlenen Okuma Preferred Reading
Yeni Medya New Media
Yeniliği Benimseyen Adopter
Yeniliğin Benimsenmesi Süreci Adoption Process
Yenilik Innovation
Yenilik Görelisi Change Agent
Yenilikçilik Innovativeness
Yenilikleirn Yayılımı Diffusion of Innovations
Yerine Allegory
Yetersiz Sinyal Shortfall Signal
Yetiştirme Ayrımsalı Differential Cultivation
Yetiştirme Çözümlemesi Cultivation Analysis
Yetkeci Kişilik Authoritarian Personality
Yoğunlaştırma Condensation
Yokluk Absence
Yorum Toplulukları Interpretive Communities
Yorumlayan Interpretant
Yorumsal İletişim Çalışmaları Interpretive Media Studies
Yorumsama- Yorumbilim Hermeneutics
Yön değiştirme Displacement
Yön Değiştirme Etkisi Displacement Effect
Yön Göstergeleri Guide Signs
Yönelme Orientation
Yönlendirme Etkisi Canalization
Yüz Face
Zaman Kaydırma Time Shift
Zamansal İletişim Temporal Communication
Zaplama- Zap Yapma Zapping
Zayıf Bağların Gücü Kuramı The Strength of the Weak Ties Theory
Zayıf Katılım Kuramı Low Involvement Theory
Zayıfa Destek Etkisi Eunderdog Effect
Zihinsel Çaba Yatırımı Amount of Invested Mental Effort
Zincirleme İletişim Serial Communication
Zorlaştırma Zatrudnenie

6. ULUSLARARASI ÇİN’DEN ADRİYATİK’E SOSYAL BİLİMLER KONGRESİ

Değerli Okuyucu,

Bu yazımda sizlerle en son katıldığım Sosyal Bilimler Kongresi hakkında kısa bir bilgi paylaşımı yapmak istiyorum.

29-31 Mart tarihleri arasında Ankara’da İKSAD (İktisadi Kalkınma ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü) tarafından bir kongre tertip edildi.

Kongreye yaklaşık 300’ün üzerinde akademisyen bilimsel çalışmaları ile katıldılar.

Ben de kongreye “KRİZ İLETİŞİMİ VE YÖNETİMİ: SOMA MADEN FACİASI ÖRNEĞİ” adlı bildirim ile katıldım.

Çalışmamda katılımcılara kriz yönetimi ve kriz iletişimi bağlamında kısa teorik çerçeve sunumundan sonra Soma Maden A.Ş’de yaşanmış ve 301 işçimizin hayatını kaybettiği (Allah kendilerine rahmeti ile mumamele etsin) facianın halkla ilişkiler disiplini gözü ile analizini yapmaya çalıştım.

3 günlük kongrenin kişisel sebepler ile ancak 2 gününe katılabildim.

Ancak bu 2 gün dahi benim için çok verimli oldu.

Sosyal Bilimler alanı ile alakalı meslektaşlarımızın kıymetli çalışmalarından istifade etmeye çalıştım.

Bu yazı için bu kadarı kâfî diye düşünüyorum.

Hoşça bakınız zatınıza…

SARSILMAZ SİLAH SANAYİ A.Ş TELEFONLA ETKİLİ İLETİŞİM EĞİTİMİ

Değerli okuyucum,

Zaman zaman okuldaki derslerimden imkân bulabildiğim ölçüde Düzce ilindeki çeşitli sanayi kuruluşlarına iletişim üzerine eğitimler veriyordum.

Bu kapsamda eğitim için gittiğim son firma Sarsılmaz Silah Sanayi A.Ş oldu.

Sarsılmaz A.Ş personelinden ilgili departman çalışanları ile iş hayatında telefonda etkili iletişim konusu üzerine bir araya geldik.

Eğitim kapsamında iş ve sosyal hayattaki iletişim engelleri, telefonla etkili iletişim teknikleri, telefonda sorun yaşanan müşterilere nasıl yaklaşmalı konuları üzerine fikir alışverişinde bulunduk.

Bu vesile ile Sarsılmaz Silah Sanayi A.Ş yetkilileri ve eğitime katılan personele teşekkür ederim.

Aynı Anda Birden Fazla İş Yapmak Bir Efsanedir

Değerli okuyucu, bugün sizinle akademik hayatımda karşılaştığım önemli bir konunun bilimsel cevabını bulmanın verdiği mutluluğu paylaşmak istiyorum.

Yaklaşık 7 yıldır Üniversitede öğretim görevlisi olarak ders vermekteyim. ( Ki bu benim hayalimdi: Akademisyen olmak. Babam gibi )

Ders anlatırken birçok öğretim elemanının karşılaştığını düşündüğüm durumla ben de zaman zaman karşılaşırım.

Hevesli bir şekilde ders anlatırken, bir öğrenci ders haricinde başka bir işle meşgul olmaktadır. Genellikle cep telefonu ile facebook profilini kontrol etmek gibi.

Bu durumda öğrencilerimi uyardığımda aldığım cevap klasik ve klişedir ” Hocam ben hem sizi dinliyor hem de telefonuma bakıyorum”.

Ben de bu durumun çok mümkün olmadığını düşünürüm.

İnsan beyninin aynı anda yüksek dikkat isteyen iki konuya odaklanmasının mümkün olmadığını ifade ederdim.

Ancak bununla ilgili bilimsel bir cevap sunamazdım.

Bugün okuduğum bir kitapta bu konunun bilimsel cevabını buldum ve itiraf edeyim çok mutlu oldum.

Okuduğum kitap TED GİBİ KONUŞ adlı Carmine GALLO’nun kitabı.

Şimdi kitaptan ilgili bölümü buraya alıntılamak istiyorum.

***

“Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde moleküler biyolog olan John Medina, “Aynı anda birden çok iş yapma, dikkatinizi vermeye gelince , bir efsanedir.” der. Medina beynin bir seviyede çoklu işlem yaptığını kabul eder – aynı zamanda konuşup yürüyebilirsiniz.

Ama beynin bir ders, konuşmaya ya da sunuma dikkatini vermesine gelince, birden çok eşit miktarda dikkat veremez. Açıkça söylersek araştırmalar çoklu işlem yapamadığımızı gösterir. Biyolojik olarak dikkat gerektiren girdileri aynı anda işleme yetimiz yoktur.

İzleyicimizden aynı anda hem sözlerimizi dinlemelerini hem de uzun bir powerpoint slaytını okumalarını isterken onlara olanaksız bir yük yüklemez miyiz? İkisini birden yapamazlar. ”

***

İşte birçok akademisyenin karşılaştığını düşündüğüm ve öğrencilerin son derece pratik şekilde “ben hem dersi dinliyor hem de e postalarıma bakıyorum” sözlerine bilim dünyasının cevabı: Kendini kandırma dostum. İkisine de eşit anlamda dikkat veremezsin. Ya dersi yeterince dikkatle dinlemiyorsun ya da e postalarına yeterince dikkati vermiyorsun.

Teşekkürler bilim dünyası.

Artık daha huzurluyum 🙂

Bir Emlak Tanıtımı ve Düşündürdükleri Üzerine

Bugün Düzce’de bulunan bir sitenin tanıtım sayfası ile facebook ortamında karşılaştım.
Meraktan nasıl tanıtım yapılmış diye baktım ve bir şok yaşadım.
Muhtemelen yeni mezun bir reklam ve tanıtım ile ilgili bir bölümden mezun bir kişiye yazdırıldığını düşündüğüm şu satırlarla karşılaştım.
Aynen aktarıyorum :
1. “Şık mutfak dolaplarınızı bütün komşularınız çok konuşacak.”
Ben mutfağı yemek yapılan ve isteğe göre yapılan yemeklerin yenildiği bir ortam olarak biliyordum.
Meğer yanılmışım.
Mutfak, dolapları ile konu komşuya hava atılan bir mekanmış. Hayret !
Bu metin gerçekten bize hitap ediyor mu? Bizi yansıtıyor mu ? Eğer bizi yansıtıyorsa biz ne ara bu kadar görgüsüz olduk?
Eğer reklam metnini yazan kişinin görgüsüzlüğü ise katlanabilirim belki ama eğer bu ilandaki satırlardan etkilenip bu daireleri almaya giden insanlar varsa ” yani şu siteden daire alalım, gelen misafirler mutfak dolaplarımızı günlerce konuşsun” diyorlarsa, bir bu kişileri acilen psikoloğa gönderelim ikincisi hemen eski milli ve manevi değerlerimize döneceğimiz yoğun bir eğitim sürecine geçelim.
2. “Membran kapaklı vestiyer daha kapıdan içeri girer girmez sizi yüklerinizden kurtaracak”.
Vestiyer benim bildiğim kadarı ile genellikle kapının yanında duran içerisine ayakkabı, palto ceket vb eşyalarımızı koyabildiğimiz bir mobilya, eşya.
Ama burada da yanılmışım sanırım.
Çünkü bu metinde öyle bir anlatılmış ki, zannedersin kapıdan girince vestiyer dile gelip “ Hoş geldiniz, gününüz nasıl geçti, verin elinizdekileri, sizi yüklerinizden kurtarayım” diyecek.
Yahu yok böyle bir dünya.
Vestiyer beni yüklerimden kurtarmayacak, sadece elimdeki eşyaları koyacağım masa, sandalye gibi bir ağaç mobilya ürünü.
Metni yazan arkadaşa nasıl gaz verdilerse arkadaş tanıtım işini abartıp bire beş katıp ürünün tanıtımını abartmış.
Reklam metin yazarlığı derslerini bir daha gözden geçirmemiz gerekecek sanırım.
Netice-i kelam bu inşaat firmasının satmak istediği konaklar hakkında hazırladığı site bana iki şeyi sorgulattı:
1. Tanıtım işi sadece abartmakla olmaz. Tanıtım ciddi iştir. Marka vaatlerini belirlerken abartıya kaçmamak önemlidir.
2. Modernizm, çağdaşlık, yeni yaşam tarzı gibi söylemlerle bize satılan şeylerin birçoğunda aslında bize sunulanın görgüsüzlük, insanları materyalleştirme çabaları olduğu gerçeği…

Güçlü – Zayıf Olmak ve Haklı – Haksız Olmak Üzerine

Okuduğum bir kitapta antik Yunan döneminde filozofların ülke yönetimi hakkında aralarındaki tartışmalara değinmişler.
Enteresan geldi.
Bundan 2300 küsur yıl önce de insanlığın yönetilme ile ilgili sorunları aynı imiş anlaşılan.
Alıntı aynen şöyle:
“Atina’da demokrasi ile felsefenin savaşta olduğu yıllarda Sofistler arasında iki düşünce çatışıyordu.
Bunlardan birine göre, insanlar doğuştan beri iyi ve eşittirler; toplumun kötü düzeni onları bozmakta, güçlüler güçsüzleri ezip, kanunlar güçlülerin elinde güçsüzlere karşı bir silah olmaktadır.
Öteki düşünceye göre ise , insanlar doğuştan ne iyi ne de eşittirler. Yalnız güçlü ve güçsüzler vardır, güçlünün güçsüzü yönetmesi, ezmesi tabiat gereğidir ve doğrudur, insan haklı olmaya değil kuvvetli olmaya bakmalıdır.
Bu iki düşünceden biri daha çok Atina öteki daha çok Sparta devletinden örnek alıyordu.
Biri daha çok halkçıların, öteki daha çok aristokratların ya da zenginlerin faydalandıkları görüşlerdir.”
Bu yazıyı okuyunca günümüzde de aynı görüşlerin aslen mevcut olduğunu gördüm.
Şimdi zalim devletlerin nasıl mazlumu ezdiğini daha iyi anlıyorum.
Zalimler için mazlumları ezmek gerçekten bu işin doğası, zalimlere göre önemli olan hak ve hukuk değil, güçlü olmak. öyle ya kuvvetli olunca zaten sen haklı oluyorsun.
Sonra yetiştirildiğim İslam medeniyetinin bu konularda ne kadar aydınlatıcı ve ilerici olduğunu düşündüm.
Çünkü İslam dininde ise güçlü olmak değil Hakk’a uygun davranmak önemli idi.
Haksız olan devletin idarecisi olsa haklı olan da gariban, sıradan maddi olarak gücü kuvveti olmayan bir kişi de olsa farketmezdi.
Önemli olan tarafların kim olduğu değil, Hakk’ın kimden yana olduğu idi.
Ne güzel.
Adalet önemli. Adalet olmadı mı aile hayatı da, iş hayatı da kamu hayatı da olmuyor azizim.

Anne Sevginiz Kaç Ayar? Kaç Karat?

Başlık biraz tahrik edici ve manipülatif gözükebilir, hatta öyle de.
Ama bunlar benim savunduğum görüşler değil tabii ki.
Sadece bugün gelen bir reklam mesajının bana düşündürdükleri.
Telefonuma gelen mesajı aynen paylaşıyorum:
” Mağazamıza gel. Anneler gününde anneni ne kadar sevdiğini göster. ABC KUYUMCULUK”
O kadar rahatsız oldum ki bu mesajdan.
Zaten tüketiciye emir veren reklamlara ifrit olurum.
Şunu yap, çabuk ol, sakın zap yapma, benim ürünümü al, gel annene olan sevgini altın alarak göster gibi kaba saba mesajlar tepemi attırıyor.
İçimden “ Ey firmalar tüketici sizin yukarıdan aşağıya emir vereceğiniz köleler değil” diyesim geliyor, sonra bu düşüncemi içime atıp devam ediyorum.
Sonuçta çoğu böyle yapıyor hangi birine söyleyeyim?
Kapitalist ve materyalist sistemin bizi ne hale getirdiğine mi kızsam, yıllarımı verdiğim halkla ilişkiler disiplininin de bu gibi mesajların hazırlanmasına verdiği katkıya mı üzülsem, yitirdiğimiz değerlerimize mi üzülsem bilemedim.
Diyor ki bana ABC Kuyumculuk, anneni ne kadar seviyorsun?
Çok mu, o halde şimdi kalk yerinden, mağazamıza gel.
Kredi kartını tak pos makinesine ve annene olan sevginin kaç haneli karşılığı var görelim.
Desem ki “anneme olan sevgim sizin dükkanınızdaki altınların hepsinin maddi değerinden daha çok”
Ya da; “Bana bütün bu dükkandaki altınları vereceğini söyleseniz, annemin sevgisinin yanında bu çölde kum tanesi gibi kalır” desem acaba Çoklar Kuyumculuk satış personeli bana nasıl tepki verir?
Anneler günü, babalar günü gibi günlerin satış pazarlama alanında önemli bir araç olduklarını biliyoruz.
Çok şükür ki ailemizde böyle günlerde birbirimize sevgimizi anlatmak için hediye almıyoruz.
Hatta bugünlere özel “seni seviyorum” deme ihtiyacı da duymuyoruz.
Çünkü anne veya babama sevgimi göstermek için Mayıs ayının ikinci pazarını beklememe gerek yok.
Annemi, babamı geçen pazar da seviyordum, ondan önceki pazar da, 20 yıl önceki pazar da.
O yüzden bugünlere özel tekrar hatırlatmama gerek yok.
Ve ne mutlu ki, ne çok kıymetli babacığımın, ne de çok kıymetli anacığımın da biz evlatlarından böyle bir talebi yok.
Hatta acaba anacığım böyle bir günde bir hediye ile anılmak ister mi diye bir sefer kendisine sorduğumda “ Yok oğlum ne gereği var, bizi ne kadar sevdiğinizi biliyoruz, özel bir güne gerek yok” demişti kocaman yüreği ile.
Canım anacığım.
Demem o ki ABC kuyumculuk ve benzeri pırlanta, değerli eşya mağazaları, anacığım gibi bilinçli, materyalizmin tuzaklarına düşmemiş, tasarruf ve kanaatın zirvesini yaşamış, hayatlarında geçimlerini helal yoldan kazanmış, parayı zor kazanıp zor harcamış, sevdiklerine sevgisini materyal unsurlarla, beyaz eşya ile, altınla, pırlanta ile değil bilakis sevdiklerine verdikleri değer ve davranışlarla gösteren bir neslin çocuklarını bu reklamlarla etkileyemezsiniz.
Bence strateji değiştirin.
Bizlerin anne ve babasına duyduğu değer karatla, altın gramı veya ayarı ile ölçülmüyor.
Yani sizin anlayacağınız bizden size ekmek çıkmaz vesselam…

Aristoteles’ten Aklımda Kalanlar

Değerli okuyucu, bu yazımda sizlere Aristoteles’in hep okumak istediğim “Retorik” adlı eserini  nihayet okuduktan  sonra aklımda kalan bazı söylemlerini sizinle paylaşmak istiyorum.

Öncelikle kısaca Aristoteles hakkında bilgi verelim ardından alıntılarımı sizinle paylaşayım.

Aristoteles İ.Ö 384’te Stagiros’ta ( Makedonya) doğdu. İ.Ö 322’de Euripos boğazı yakınındaki Khalkis’te öldü. Antik Yunan felsefesinin en önemli isimlerindendir. Akılcı yaklaşımı ve bilimsel görüşleriyle, felsefede gerçekçiliğin “babası” ve mantık biliminin öncüsü olarak kabul edilir.

Aristoteles’in başlıca yapıtları: Fizik, Doğa Üzerine Küçük Yazılar, Büyük Etik.

Türkçe’ye çevrilmiş eserleri: Metafizik, Poetika, Politika, Retorik.

***

“İyi insanlara ötekilerden daha tam ve kolay bir şekilde inanırız.: sorun ne olursa olsun bu  genellikle doğrudur, tam bir kesinlik olanaksızsa ve fikirler bölünmüşse mutlak olarak doğrudur.” Aristoteles

***

” Bazı yazarların retorik üzerine kitaplarında varsaydıkları gibi, konuşmacının gösterdiği kişisel iyiliğin onun inandırma gücüne hiçbir şey katmadığı doğru değildir; tersine karakterinin, sahip olduğu en etkili inandırma yolu olduğunu söyleyebiliriz?” Aristoteles

***

“Yasaya aykırı, bilerek isteyerek yaptığımız zararlı ve kötü işlerin nedenleri 1. kusur 2. kendini kontrol noksanlığıdır. Çünkü bir insanın başkalarına karşı yaptığı şeyler, o insanın sahip olduğu kötü nitelik ya da niteliklere denk düşer”.
Aritoteles

***

“Hırslı insan onur adına kötülük işler, tez canlı insan öfkeden, zafer tutkunu zafer adına, gücenik insan öç aşkıyla, aptal insan doğru ve yanlışın ne olduğu hakkında yanlış yönlendirildiği için, utanmaz insansa insanların kendisi hakkında ne düşüneceğine aldırmadığı için kötülük işler, geriye kalanlar için de aynı şey- bir insanın başkalarına karşı işlediği kötülük onun belli karakter hatalarına denk düşer” Aristoteles

***

“Bir insanın başkalarına karşı işlediği kötülük onun belli karakter hatalarına denk düşer.” Aristoteles

***

“Gençlerin sert karakterli ve güçlü bedensel arzulara sahip olacağı açık gerçek, yine de , gençlikten değil, öfke ve bedensel arzudan dolayı böyle hareket ederler”.  Aristoteles

***

“Bütün öç alma eylemleri hırsa ve öfkeye bağlıdır.
Öç alma ve cezalandırma farklı şeylerdir.
Cezalandırma, cezalandırılan kişinin iyiliği için yapılır; öç almaysa cezalandıran kişinin iyiliği için onun duygularını temin etmek için” Aristoteles

***

“Güç bakımından bizim çok üstümüzde olan kimselere nispeten daha az kızarız yada hiç kızmayız” . Aristoteles

***

“Sevilmek de hoştur, çünkü bu da sizi kendinize, iyiliğin, duyarlığı olan her varlığın sahip olma arzusu duyduğu bir şeyin sahibi gibi gösterir: sevilmek, insanın kendi kişisel niteliklerinden dolayı değerlendirilmesi demektir”. Aristoteles

***

“Hepimiz kendimize düşkün olduğumuz için, bundan kendimizin olan şeyin hepimize hoş geleceği sonucu çıkar, kendi yaptıklarımız, ettiklerimiz ve kendi sözlerimiz gibi.

İşte bunun içindir ki, genellikle dalkavuklarımıza(aşıklarımıza) düşkünüzdür, çocuklarımıza da düşkünüzdür, çünkü onlar bizim kendi eserimizdir.” Aristoteles

***

“Öfke, bir insanın kendisiyle yada arkadaşlarıyla ilgili şeye haksız yere yöneltilmiş apaçık bir saygısızlıktan dolayı apaçık bir öç almaya, acı eşliğinde bir dürtü olarak tanımlanabilir”. Aristoteles

***

“Üç tür küçümseme vardır: Hor görme, garez, küstahlık” Aristoteles

***

” Küstahlık bir tür küçümsemedir, çünkü size bir şey olabilsin yada size bir şey olduğu için değil de, sırf getireceği zevk için kurbanda utanç duygusuna neden olacak şeyler yapmayı yada söylemeyi içerir.

Küstah insanın aldığı bu zevkin nedeni, başkalarına kötü davranırken kendini onların çok üstünde düşünmesidir. Gençler ve zenginler işte bunun için küstahtır, küstahlık gösterdikleri zaman kendilerini üstün görürler” Aristoteles

***

“Hastalık, yoksulluk, aşk, susuzluk yada doyurulmamış başka arzular nedeniyle üzülen, acı çeken insanlar öfkelenmeye hazırdırlar, kolaylıkla tahrik olurlar: özellikle de içinde bulundukları sıkıntılı durumu küçümseyenlere karşı.

Yani hastalığına aldırılmayan bir hasta, yoksulluğuna aldırılmayan bir yoksul, verdiği savaşa aldırılmayan bir insan, aşkına aldırılmayan bir aşık.” Aristoteles

***

“Uğradığımız talihsizliklere sevinen yada talihsizliklerimiz karşısında keyiflerini bozmayanlara kızarız çünkü bu ya bizden nefret ettiklerini yada bizi küçümsediklerini gösterir. Bir de bize verdikleri acıya kayıtsız kalanlara: kötü haber getirenlere kızmamızın nedeni budur” Aristoteles

***

“Beş sınıf insan karşısında bizi küçük düşürenlere kızarız:
1. Rakiplerimiz
2. Hayranlık duyduğumuz kimseler
3. Bize hayranlık duymasını beklediğimiz kişiler
4. Büyük saygı duyduğumuz kimseler
5. Bize büyük saygı duyan kimseler;
herhangi biri bu kişiler önünde bizi küçük düşürürse özellikle kızarız.” Aristoteles

***

“İyiliğe karşılık vermeyenlere kızarız, çünkü böyle bir küçümseme haklı görülemez” Aristoteles

***

Unutmak ve Doğurduğu Öfke Üzerine

“Unutkanlık da öfke doğurur, örneğin, önemsiz bir şey de olsa adımız unutulduğunda olduğu gibi; çünkü unutkanlık, küçümsendiğimizin bir başka belirtisi gibi gelir; önem vermemek yüzündendir, önem vermemekse bizi küçümsemektir”
Aristoteles

** *

“Dostluğa neden olan şey şunlardır:
1. iyilik yapmak,
2. bunu istenmeden yapmak,
3. yapıldığında bunu açığa vurmamak ( bu da başka herhangi bir nedenle değil de kendimiz için yapıldığını gösterir bunların )”

Aristoteles

***

“Haksız yere güç ve kuvvet sahibi olmak tehlikelidir, çünkü adaletsiz insanı adaletsiz yapan şey , onun kötülük yapma niyetidir” Aristoteles

 

***

“Rakibimiz olanlardan korkarız, her ikimiz de o şeye aynı zamanda sahip olamayacağımız için korkuya neden olurlar bizde; çünkü bu tür insanlarla her zaman savaştayızdır”
Aristoteles

***

“İnsanları yüzlerine karşı övmek, bir insanın iyi tarafını abartılı şekilde övüp zayıf taraflarını olmadık anlamlar vererek yüceltmek, beraberken üzüntülerine aşırı yakınlık göstermek ve buna benzer şeyler, bütün bunlar dalkavukluğun belirtileridir.” Aristoteles

***

“Acıma hissi duyabilmek için en azından bazı kişilerin iyiliğine inanmamız gerekir. Hiç kimsenin iyi olmadığın düşünürseniz, herkesin kötü yazgıya layık olduğuna inanırsınız.”

Aristoteles

***

Aristoteles’in Gençler İle İlgili Tespitleri

  1. Genç insanların güçlü tutkuları vardır ve bunları hiç ayrım gözetmeksizin doyurmak isterler.
  2. Arzularında değişken ve maymun iştahlıdırlar, bunlar devam ettiği sürece şiddetlidir, fakat kolayca geçer, dürtüleri canlı fakat köklü değildir, hastaların açlık ve susuzluk nöbetlerine benzerler.
  3. Sert huyludurlar, öfkeleri burunlarındadır, öfkelerini dizginleyemezler; kötü huy onlara çoğu kez üstün gelir, çünkü onurları yüzünden küçümsenmeye dayanamazlar ve kendilerine haksız davranıldığını düşündüklerinde hiddetlenirler.
  4. Birçok kötülüğe henüz tanık olmadıkları için her şeyin kötü yanından çok iyi yanına bakarlar. Henüz çok sık aldatılmadıkları için başkalarına kolayca güvenirler.
  5. Yaşamları anılarla değil, daha çok beklentilerle geçer; çünkü beklenti geleceği gösterir, anıysa geçmişi.
  6. Mahçupturlar, içinde yetiştikleri toplumun kurallarını benimserler ve herhangi bir başka onur ölçüsüne henüz inanmamamktadırlar.
  7. Yaşamın tokadını henüz yemedikleri ve zorunlu sınırlamalarını henüz öğrenmedikleri için görkemli yüce tasarıları vardır.
  8. Bütün hatları her şeyi aşırı ve ateşli bir biçimde yapmalarındandır.
  9. Her şeyi bildiklerini sanırlar, bu konuda her zaman oldukça emindirler kendlerinden, aslında bu nedenle her şeyi gereğinden fazla yaparlar.
  10. Eğlenceye düşkündürler, bu yüzden de hazırcevaptırlar, hazırcevaplık da terbiyeli küstahlıktır zaten.

Aristoteles

Gerçeğin İnşasında Söylemin Rolü ve Kişilerarası İletişim Üzerine

Değerli Okuyucu,

Burada yazdıklarım bugün okuduğum bir kitap üzerine aklıma gelenlerden ibaret.

Yazımın sonunda da kişilerarası iletişime ilişkin küçük bir tespitimi paylaşacağım. Belki okuyanlardan bir veya birkaçının işine yarayabilir.

Okuduğum bir kitapta şöyle bir paragraf geçiyor : “ Emile Benveniste’ye göre; “gerçeklik”, dil aracılığı ile yeniden yaratılır. Konuşan kişi söylemiyle olayı ve olaya ilişkin deneyimini yeniden oluşturur. Dinleyen kişi de önce söylemi algılar ve bu söylem aracılığı ile olayı yeniden oluşturur. Böylece dilin işleyişine özgü bir durum olan söz alışverişi ve söyleşi, söylem edimine ikili bir işlev yükler: Konuşucu için gerçekliği gösterir, dinleyici için bu gerçekliği yeniden yaratır”.

Şimdi bu satırlar üzerine elbette uzun uzun konuşulabilir.

Kısaca söylemek gerekirse benim bu cümlelerden ilk anladığım aslında bizim bir vakıa ( olay ) vuku bulduğunda yani gerçekleştiğinde algıladığımız ile işin içine bir de bu fiile taraftar olan birilerinin vakıa ile ilgili açıklamaları girdiğinde bizim gözümüzle gördüğümüz gerçeklik başka bir gerçekliğe dönüşüyor.

Cümle biraz felsefi oldu sanırım. Bir örnekle daha anlaşılır kılmaya çalışayım.

Varsayalım ki bir arkadaşımıza “Ahmet’i gördün mü?” diyelim.
Arkadaşımız da bize Ahmet’i görmesine rağmen “ Hayır Ahmet’i görmedim” desin.

Biz de peki deyip yanından ayrılalım. Aradan bir hafta geçtikten sonra arkadaşımız gelip bize “ Bir hafta önce sana Ahmet’i görmedim demiştim ama ben o gün aslında Ahmet’i görmüştüm. Kusura bakma” dediğini varsayalım.

Şimdi buradaki gerçeklik ne?

“ Arkadaşımızın bize Ahmet’i görme durumu ile ilgili yalan söylemiş olması” değil mi ?

Peki bunu aklımızda tutalım.

Biz de arkadaşımıza soralım “Niye bana yalan söyledin?” .
O da bize desin ki “ Evet sana yalan söyledim, ama bir sor niye?” ( Bu arada bu Türk filmlerinin değişmez repliklerinden biridir. Ne kadar duysam da her işittiğimde beni bir gülme alır).

Şimdi dikkat buyurunuz burada Benveniste’nin bahsettiği söylemle gerçekliğin inşası devreye giriyor.

Acaba arkadaşımızın bize söylemiş olduğu yalan gerçeği bakalım söylemden sonra değişecek mi?

Arkadaşımız bize cevaben şöyle desin “ Senin Ahmet’le o gün aranızda bir sürtüşme yaşadığını öğrenmiştim ve senin ona bir kötülük yapıp, pişman olacağın bir iş yapmanı engellemek için sana Ahmet’i görmediğimi söyledim” .

Bu durumda arkadaşımızın bize söylemiş olduğu yalan gerçeği, araya giren bir söylem sonrası bir anda değişmedi mi ?

Ben arkadaşımı dinledikten sonra düşünsem ve desem ki “ İyi ki Ahmet’in yerini söylememiş, yoksa elimden bir kaza çıkacaktı”.

Bu sefer arkadaşımın bana yalan söylemiş olduğu gerçeği arkadaşımın söyleminden sonra değişti.

Ben aynen Benveniste’nin söylediği gibi işittiklerim sonrası bu olaya karşı gerçeklik algımı değiştirdim ve yeni bir gerçeklik kurdum.

Yani söylem sonrası konuya ilişkin gerçeklik algım değişti.

Bana yalan söylediği için arkadaşıma kızan ben, iyi ki bu konu ile ilgili yalan söylemiş yoksa şimdi pişman olacağım bir işi o sinirle yapacaktım diye düşünebilirim.

Burada aklıma çok sevdiğim Ziya Paşa’nın bir sözü geldi :
“Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz
Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde”

Çok sevdiğim bir sözdür. Kişinin söylemine değil yaptıklarına bakılması gerektiğini anlatır.

Ama şimdi Benveniste’nin bu yaklaşımını okuduktan sonra Ziya Paşa’nın bu sözünü de bir daha düşünmek gerekecek.

Çünkü kişinin bir konu ile ilgili söylemi de bir işin yapılma veya yapılmama durumuna ilişkin algımızı ciddi şekilde yönlendirebilir.

Yani birisi bir işi yapamamış olabilir, işinde hatalar olabilir. Ancak bununla ilgili söylemi devreye girdiğinde iş ile ilgili gerçeklik algımız değişebilir.

Örneğin sınavdan düşük not alan bir öğrenci düşünelim.

Finalde FF almış olsun.

Öğrenci durumunu açıklamadan önce gerçekliğimiz “ öğrencinin sınavdan başarısız olduğu” şeklindedir ve doğrudur. Çünkü Ziya Paşa’nın deyişi ile “ kişinin işi ortadadır, FF”.

Ancak öğrenci yanımıza gelse ve dese ki “ Hocam kusura bakmayın, sınavdan FF aldım ama bir hafta önce ailemizde ciddi bir sorun yaşandı. Bu yüzden çok ilgi duymama rağmen dersinizin finaline çalışamadım, çünkü psikolojik olarak çok etkilenmiş ve yıpranmıştım.”

Şimdi bu açıklamadan sonra diyebilir miyiz ki öğrencinin açıklaması yani söyleminden önce var olan gerçeklik ile söyleminden sonraki gerçeklik tamamen aynıdır.

Evet neticede öğrenci dersten bütünlemeye kalmış olabilir. Ancak bizim bu gerçekliğe ilişkin öğrencinin söylemi öncesi ve sonrası algımız kesinlikle farklı olacaktır.

Biz dinlediklerimizden sonra “Evet dersimden bütünlemeye kalmış ama çalışamadığı için böyle olmuş” şeklinde var olan gerçekliği aynen Benveniste’nin dediği gibi tekrar inşa ediyoruz.

Şimdi gelelim yazımın başında söz verdiğim kişilerarası iletişimde bu konunun önemine.

Bu yazdıklarımdan benim çıkardığım sonuç şu : Kişiler arası iletişimde var olan bir olayı örneğin arkadaşınızla aranızda tartışmaya sebep olan bir olayı sadece sizin gördüğünüz açı ile değerlendirmek hatalı bir davranış.

Sizi üzen bir olayla ilgili karşı tarafa “Ben bu olaydan şu sonucu çıkarıyorum ama sen bu maksatla mı yaptın bu davranışı veya yanlış mı anladım, ya da bu davranışı gösterme maksadın nedir?” gibi bir açıklama fırsatı vermek gerekiyor.

Belki karşı tarafın yapacağı açıklama yukarıdaki örneklerde olduğu gibi sizin “gerçek” diye algıladığınız bir durumu temelden değiştirecek.

O yüzden daha önce de söylediğim gibi “ İletişim önemli azizim. İletişim önemli…”

Bir konu hakkında hüküm vermeden önce konuya dahil olan kişileri dinleyip gerçekliğimizi ona göre inşa etmeli.

Yoksa kişilerarası iletişimde ciddi iletişim kazalarına sebep olabiliriz.

Anneliğin Dünyanın En Zor Mesleği Olduğu Bu Kadar İyi Anlatılır

Değerli takipçiler,

Bu yazımda sizlerle bir video paylaşmak istiyorum.

Görev yapmakta olduğum okulda öğrencilere ders kapsamında  örnek olsun diye “iş görüşmesi” konulu videoları araştırırken aşağıdaki videoyu gördüm.

Bir iş görüşmesi yapılıyordu bu videoda.

Önce insanlara sahte bir iş ilanı hazırlanmış ve internet ortamında bu ilan yayınlanmıştı.

Sonra web üzerinden görüntülü olarak insanlarla mülakat yapılıyordu.

Mülakat esnasında yapılan iş tanımı aslında her annenin bir çocuk büyütürken harcadığı emeği ve özveriyi anlatıyordu.

Ve insanlara annelik şeklinde özetlenebilecek bu iş pozisyonunda çalışıp çalışmayacakları soruluyordu.

İş başvurusu yapan adayların yanıtlarını videoda bulacaksınız.

Videoyu öğrencilerimle de paylaştım.

Annelerinden uzak olduklarını düşündüğüm öğrencilerin bazılarının gözlerinin ağlamaklı olduğunu dahi gördüm.

Demek ki video vermek istediği duyguyu iyi bir şekilde yansıtıyor.

Hazırlayanların ellerine sağlık.

Çok güzel bir çalışma olmuş.

Beğenilerinize sunuyorum.

İyi seyirler.