Kriz Yönetiminin Gözden Kaçan Noktası

Kriz yönetimi konusu halkla ilişkiler alanının en temel çalışma konularından biri.

Kriz yönetimi konusunda çeşitli ve çok doğru ilkeler zaten belirlenmiş durumda.

Fakat kriz yönetimi ile ilgili çok temel bir konu atlanıyor diye düşünüyorum.

Kriz doğmadan önce, beklenmeyen durumların yaşanmaması için gerekli tedbirlerin alınması aslında kriz yönetiminin en temel ilkesi olmalı.

Yani kriz yönetiminin ilk ilkesi olarak ” Kurum temelli kriz doğabilecek unsurların önünü kes”.

Çünkü kriz doğduktan sonra zaten yapılacaklar ana hatlarıyla belli.

Devamını Oku

İş Bankası’nın “İlk Bankamatik Reklamı” Analizi

İş Bankası’nın Bankamatik temalı reklamlarının ilk filmini burada sizlerle analiz etmek istiyorum.

Reklam filmlerinin başarısını ben filmdeki “mizah kullanımı”, ” doğru oyuncu seçimi”, “iyi kurgu” üçlemesine bağlıyorum.

Şimdi reklamın sözel unsurlarından yola çıkarak, reklamı analiz etmek istiyorum.

Reklamda kullanılan söylemleri “konuşma” başlığı ile benim yorumlarımı ise “analiz” başlığı ile sunacağım.

Reklam Mehmet Ali Alabora’nın aşağıdaki konuşmalarıyla başlıyor.

Konuşma :  Türkiye’de karşılaştırmalı reklam yapılmaz diyorlar. Neden ? Kim demiş?

Buyrun yapıyoruz.

Üstelik kendimizi İş Bankası ile karşılaştırıyoruz.

Analiz :    Burada çok güzel bir gönderme var. Türkiye’de bir markayı diğeri ile karşılaştırmalı olarak reklam filmi çekemezsiniz. Bu sebeple hep deterjan firmaları A firması ile ” diğer deterjan” veya “sıradan deterjan” diye reklam yaparlar. İş Bankası burada bu kurala gönderme yapmış ve sonrasında da demiş ki : Biz İŞ Bankası ile kendimizi kıyaslıyoruz.

Devamını Oku

İş Bankası “Bankamatik” Reklamları : Keskin Mizah ve İyi Kurgu

İŞ Bankası’nın Mehmet Ali Alabora ile çekmiş olduğu Bankamatik temalı reklamları çok beğendim.

Reklam kuşaklarında özellikle bu reklam geldiğinde başından sonuna izler oldum.

Sebebi ise reklamdaki “mizah” unsurunun keskin ve ince kullanımı ve reklamların iyi kurgusu.

Bankamatik reklam serisinin devam filmleri de aynı kaliteyi sürdürdü.

İş Bankası ve reklamı çeken ajansı tebrik ederim.

Bu konu ile ilgili analiz ikinci bir yazı ile sizlerle paylaşacağım.

Vodafone İş Ortağım : Denizli Reklamı

Diğer yazıda yazmış olduğum Vodafone Reklamları ‘nın ikinci filmine ilişkin görüşlerimi de sizinle paylaşmak istiyorum.

Bu reklam da diğeri gibi tema olarak Vodafone’la çalışan bir işletme yöneticisi ile çekilmiş. İnsanları etkilemenin önemli bir unsuru “ben iyiyim” demek yerine “birilerine o iyi dedirtebilmek”.  Yoksa firma çıkıp sabahlara kadar ben iyiyim desin, tesiri istenen düzeyde olmayacaktır.

Reklamın genel teması yine çok “samimi”. Bu reklamda Vodafone bir çalışanı ile yani Denizli şube temsilcisi “Lütfü” ile özdeşleştirilmiş.

Devamını Oku

Vodafone İş Ortağım: Tekstil Reklamı

Televizyonda izlediğim reklamlar arasında Vodafone’un yaptığı “ İş Ortağım Temalı” reklamlarını çok beğendim. Kısaca reklamların  beğendiğim özelliklerini burada paylaşmak istiyorum.

Reklamlar firmalarda çalışan gerçek kişilerle çekilmişi yani reklam oyuncuları ile değil. Bu reklamda önemli bir unsur olan samimiyete atıfta bulunuyor.

Benim öne çıkarmak istediğim reklam VOG Tekstil Firması ile ilgili reklam.

Devamını Oku

Vodafone İş Ortağım Reklamları Çok Başarılı

Vodafone reklam sıklığı ile dikkat çeken firmalardan biri.

Televizyonlarda yayınlanmış olan “Vodafone İş Ortağım” reklam filmleri bence çok başarılı.

Başarılarının sırlarının temelinde şu üç unsuru çok iyi yerleştirmeleri yatıyor , hatta basitçe formüle edecek olursak ;  Samimiyet +  Mizah + Basitlik= Reklam başarısı

Tam tersi de başarısızlık reçetesi olarak yazılabilir : Yapmacık + mizah eksikliği + karışıklık = Başarısız Reklam

Vodafone’u ve reklamı gerçekleştiren ajansı tebrik ederim.

ilgilenenler için  reklam bağlantıları link aşağıdadır :

http://www.vodafone.com.tr/VodafoneHakkinda/reklamlar_izle.php?id=105

http://www.vodafone.com.tr/VodafoneHakkinda/reklamlar_izle.php?id=106

Kimim Ben?

1981 Yılı’nda Sakarya’nın merkez ilçesi Adapazarı’nda akademisyen bir baba ve ev hanımı bir annenin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. İlk, orta ve lise eğitimini Adapazarı’nda tamamladı.

1999 Yılı’nda lise eğitimini tamamladı ve üniversite sınavına girdi. İlk denemesinde sınavda herhangi bir üniversiteye yerleşemedi. İkinci kez ÖSS sınavına girdiğinde ise Trakya Üniversitesi Edirne Meslek Yüksekokulu Halkla İlişkiler Programı’nı kazandı.

2000 – 2002 yılları arasında Edirne MYO Halkla İlişkiler Programı’nı yüksek bir akademik başarı ile tamamladı.

Meslek Yüksekokulu eğitiminin ardından iki yıllık okullardan dört yıllık okullara geçişi sağlayan “Dikey Geçiş Sınavı”na başvurdu. İlk sınavında herhangi bir üniversiteye yerleşemedi.

Bu arada iş arayışlarına girdi. 2003 Yılı Ocak Ayı’nda İstanbul’da Türkiye’nin önde gelen bir iletişim danışmanlığı şirketinde operasyon grup üyesi olarak çalışma fırsatı buldu.

2003 Yılı yazında tekrar DGS sınavına girdi. Bu sınavda Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nü kazandı.

Devamını Oku

“Kriz Nasıl Yönetilemez? BP Örneği”

Bu yazıda sizlerle yaklaşık 3.5 aydır, Meksika Körfezi’nde BP’nin petrol kuyularından sızan petrolle ilgili,

halkla ilişkiler  ve kriz yönetimi açısından doğrular ve yanlışlar üzerine bir yazı yazmak istedim.

Konu ile ilgili yazımı yazmadan önce hafızamı da tazelemek adına ntvmsnbc.com arşivde konu ile ilgili haberleri tarattım ve tamamına yakınını tekrar okudum.

Şimdi bu değerlendirmelerle beraber “Kriz Nasıl Yönetilemez” temalı yazımı sizlerin istifadesine sunuyorum.

Öncelikle olayı kısaca hatırlayalım.

20 Nisan’da  BP’nin Meksika Körfezi’nde sondaj yapan petrol platformunda bir patlama gerçekleşiyor. Patlamada 11 işçi hayatını kaybediyor ve iki gün sonra da platform batıyor. Platformun batması ile birlikte  Meksika Körfezi’ne petrol karışıyor. Farklı sayılar telaffuz edilmesine rağmen yaklaşık günlük  35 bin varil ( bu rakam ntvmsnbc.com dan alınmıştır ) petrol denize karışarak bir felakete ve çevre katliamına sebep olmuştur.

Çok kısaca olay bu şekilde. Burada satırlara yazmak kolay ancak aslında bu olayın çevreye olan etkileri çok büyük. Bu da olayın ayrı bir boyutu.

Kriz Döneminde Yapılan Açıklamalara Dikkat Etmeli

BP krizle birlikte ilk açıklamalarında CEOTony Howard tarafından bir açıklama geldi ve bizlere sızıntıyı durdurmak için en az 20 güne ihtiyaç duyulacağı söylendi.

Bu açıklamadan önce de ABD Başkanı Obama sorunun çözülmesi için BP’ye 48 saat süre vermişti.

Böyle durumlarda temel kural :  Kriz dönemlerinde hızlı davranmak gerektiğidir.

Buna kimsenin itirazı yok. Ancak elde sağlıklı veriler olmadan bağlayıcı açıklama yapmak da tehlikeli.

BP yöneticisi sızıntıyı durdurmak için 10 güne ihtiyacı olduğunu söyledi çünkü bunun kısa vadede tepkileri azaltacağını düşündüler.

Ancak sorunun gerçek bpyutları bundan çok daha büyüktü çünkü sorun tüm çabalara rağmen 100 gün ( söylenen sürenin 19 katı ) geçtiği halde istenen sonuçlara ulaşılamadı.

Buradan çıkacak ders; demek ki elde sağlam veri yoksa, bağlayıcı açıklama yapmak yerine, biraz zamana bırakmak ya da sağlıklı veriler elde edilene kadar bu tür açıklamalar yapmamak.

Sorumluluğu Üstlenme Erdemi

BP sorunun başlangıcı ile beraber sorumluluğu tamamen üstlenmedi.

Bir diğer sorun da bu. Gerek kamuoyu gerekse yetkililer kriz dönemlerinde şirketlerin sorumluluğu tamamen üstlenmesini ve gereklerini yapmalarını bekler.

Ancak BP bu sorumluluğu aldığını yeterince ifade edemedi. Daha doğrusu bu sorumluluğu almak istemedi.

Kriz Maliyetinin Sürekli Söylenmesi Doğru Mu ?

BP sürekli kriz boyunca, yaşanan bu olayın BP’ye maliyetlerinden bahsediyordu. Maliyetler şu kadar milyon dolar oldu, daha da artan rakamlarla birlikte BP’ye maliyeti 3 milyar doları buldu gibi rakamlar sürekli kamuoyu ile paylaşıldı.

Bu kriz sürecinde BP şirkete doğan maliyetlerden bence kamuoyuna bu şekilde bahsetmemeliydi.

BP’ye kimse durup dururken bu cezaları veya maliyetleri çıkarmadı.

Ki BP bu maliyetleri karşılayınca doğada meydana getirdiği hasar telafi olmayacak.

Çevre örgütleri ve yetkililer sızıntının tesirinin seneler içinde ortadan kaldırılabileceğini söylüyorlar.

BP bu maliyetleri sürekli dile getirmek yerinde, ”  hayatını kaybeden kişilerden ötürü, doğaya verdikleri hasardan ötürü duydukları üzüntüyü ifade etseler. Maliyetleri ne olursa olsun BP olarak bunu üstlenmeye hazır olduklarını” söyleseler daha iyi olurdu.

Suçlu Kim Tartışması

Kriz dönemlerinde yaşanan bir diğer önemli sorun  da krizin müsebbibi yani krizin sorumlusunun kim olduğu sorusudur.

Kamuoyu kriz durumlarında suçluların veya krize sebep olduğu düşünülen kişilerin bulunmasını ve cezalandırılmasını isterler.

Peki bu olayda ne oldu ? BP yöneticileri bazı açıklamalarında platformu yöneten ” Transocean” adlı firmayı sorumlu tuttular ve böyle bir durumda onların sorumlu olduğunu belirttiler.

Bu da kamuoyunun kriz anında en son duymak istediği sözlerden.

Düşünün bir ambulansta yaralı yakınınız var. Ambulans şöförü ve hastane yetkilileri birbirlerini suçlayarak

Söz Söyleme Üzerine

Dostluk gereklerinden biri , evi boşaltman veya ev sahibiyle uzlaşmandır.
Sana  yönelmesini istiyorsan, dinleyicinin mizacına göre anlat.
Mecnunla oturan akıllı kişinin, Leyla’yı anmaktan başka bir şey yapmaması gerekir.

Şeyh Sadi Şirazi, Gülistan, Birlikte Yaşama Adabı Bölümü’nden

Gülistan’dan bir söz

Kuş  başka kuşu tutsak görünce yeme doğru gitmez.
Başkaları seninkinden öğüt almadan, sen başkasının musibetlerinden öğüt al.
Şeyh  Sadi Şirazi , Gülistan